20-11-2017-16-38-11-banner2

Sünnet-i Seniyyeye Sıkı Sarılın

Zaman bozulduğu zaman helâl lokma kalmayacak; zaman bozulduğu zaman arkadaşlık yapılacak bir samîmî, mûnis, tatlı dost da bulunmayacak… Az olacak şeylerden birisi de, (ev sünnetin yu’melü bihâ) kendisi icrâ olunan bir sünnet de kalmayacak.

Dinin temeli nedir?.. Her zaman söylüyoruz, bakın hep hadisleri okuyoruz, hadislere alıştırmağa çalışıyoruz kardeşimizi… Radyo ile, televizyonla, dergilerimizle, gazetelerimizle, kitaplarımızla, “Aman, dini doğru öğrenmek istiyorsanız sünnet-i seniyyeye sarılacaksınız!” diyoruz.

Herkes bir laf söylüyor, bazıları da dini saptırmağa çalışıyor. Saptırmağa çalışanların karşısında dinin ne olduğunu, doğruyu, Allah’ın rızasını, Peygamber Efendimiz’in yolunu öğrenmenin çaresi, sünnet-i seniyyeye sarılmak, her şeyi sünnete uygun yapmak... Sünnete uygun yapan cenneti bulur; sünnete aykırı iş yapan, bid’at iş yapan, hattâ dînî bir şey yapıyorum sanarak bile dalâlete düşer.

Çünkü Türkiye’de ve dünyanın pek çok yerinde öyle insanlar var ki, dinsel bir takım işler yapıyorlar, adetler, merasimler; ama onların dinle ilgisi yok… Ben bir din adamı olarak bakıyorum, acıyorum ve korkuyorum. Gelirmisin öyle bir yere?.. Kat’iyyen, Allah saklasın, Allah beni bulaştırmasın… Neden?.. Yanlış! Fikir olarak yanlış, uygulama olarak yanlış, sonuç olarak yanlış, bid’at, dinde aslı yok, esası yok… vs.

Bunların önlenmesi nasıl olacak?.. Sünnetin öğretilmesi ile olacak. Çünkü dünyada şimdiye kadar pek çok inanç yaşamış, pek çok kültür, medeniyet, toplum geçmiş, her kafadan bir ses çıkmış, onların kalıntıları var. Biz Anadolumuzda dahi –halkı tanıyanlar bilirler– tâ Etililerden kalma adetler var, onların izleri var… Şamanizmden kalma adetler var, başka dinlerin mensuplarından bulaşmış yanlışlıklar var… Kolay değil toplumun değişmesi… Bunların hepsinin çaresi sünnettir. Peygamber Efendimiz’in hadis-i şerifleridir, sünnet-i seniyyesidir. 
– Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan (rh.a) (06.11.1998 – Cuma Sohbeti)

bir yorum bırak?